29/08/2026
Çöl sıcaklarının, çöken bir imparatorluğun ve fırtınalı cephelerin ortasında yükselen bir fenerdi O. 1907 yılında, Genç Kolağası Mustafa Kemal, Trablusgarp’tan Manastır’a uzanan o çetin yolda sadece ordulara değil, bir milletin kederli kaderine başkaldırıyordu. Omzundaki pırpırlar kıdemini, göğsündeki sarsılmaz inanç ise yaklaşan fırtınanın liderliğini müjdeliyordu.
O Kolağası ki, Asaf Bey’in, Enver’in, Tarih’in gözleri önünde adım adım devleşti. Şam’ın tozlu sokaklarında dahi aklında hep tek bir meşale vardı: Tam bağımsızlık! Kolağasılıktan Anafartalar Kahramanlığına, Çanakkale’nin aşılmaz siperlerinden Millî Mücadele’nin Anafikir Başkomutanlığına yürürken, sadece rütbeleri değil; tarihin akışını, ezilen milletlerin talihini değiştirdi.
Kolağası Mustafa Kemal, Çanakkale’de Miralay, Sakarya’da Mareşal, cumhuriyetin kalbinde ise ebedî bir Atatürk oldu. Unvanlar değişti, rütbeler yükseldi; ama o tunç yürekteki bağımsızlık ateşi hiç sönmedi! 🇹🇷✨