22/07/2026
Kapitalizmin yerini dijital platformların yeni derebeyler olduğu bir sisteme bıraktığını savunan bir eser. Amazon, Google ve Meta gibi devlerin artık klasik sermaye birikimiyle değil, dijital rantla zenginleştiğini, her tıklama ve verimizin birer feodal aidiyete dönüştüğünü anlatıyor. Piyasalar yerini kapalı ekosistemlere, emek ise dijital serfliğe bırakıyor. Kitap, 2008 krizinden yapay zekâya uzanan geniş bir çerçevede bu dönüşümü sorguluyor ve demokrasiye yönelik tehditleri gözler önüne seriyor. Feodalizm benzetmesi edebi açıdan güçlü olsa da birebir örtüşmediği için analitik netlikten uzak kalıyor. Tamamen retorik bir eser havası veriyor. Ayrıca mevcut sistemi net bir şekilde deşifre ederken “ne yapmalı?” sorusuna verdiği yanıtlar oldukça soyut ve uygulanabilirlikten yoksun. Teknoloji devlerinin gücünü neredeyse kaçınılmaz bir kader gibi sunması, finans kapital, devletlerin hamleleri ve sendikal direniş gibi diğer belirleyici faktörleri arka plana atıyor. Son olarak veriyi yeni toprak” gibi konumlandırması da, verinin emek ve yatırımla iç içe geçen karmaşık doğasını fazla basitleştiriyor. Yine de kitap, çağı anlamlandırmak için ufuk açıcı bir eser. Ancak yaşadığımız çağı anlamlandırmak ve anlak istiyorsak kesinlikle bir Byung Chul Han değil. İyi okumalar..