09/08/2026
Bugün seni anarken özlemimden çok, bana bıraktığın duruştan söz etmek istiyorum, babam.
Bu fotoğrafta elim senin omzunda… Oysa hayat boyunca asıl senin elin benim omzumdaydı.
Sen bize yalnızca bir fırın bırakmadın. Emeğe saygı duymayı, yaptığımız işi bütün kalbimizle sahiplenmeyi, ustalığa vefa göstermeyi, sofraya gelen nimetin kıymetini bilmeyi, bereketi paylaşarak çoğaltmayı ve kapımızdan gireni müşteri değil dost bilmeyi öğrettin. Verdiğimiz sözün arkasında durmayı, taşıdığımız ismin hakkını her gün yeniden vermeyi; köklerimize bağlı kalırken yeniliğe cesaret etmeyi senden öğrendik.
Bana düşen, bıraktığın bu mirası yalnızca korumak değil; özünü ve ruhunu kaybetmeden büyütmekti. Bir zamanlar Alsancak’ta başlayan bu hikâye, bugün tüm fırınlarımızda aynı emek ve aynı heyecanla sürüyor. Alsancak Dostlar Fırını, İzmir’in hafızasından doğup Türkiye’nin dört bir yanında tanınan bir markaya dönüştü.
Her yeni fırın, kurulan her yeni sofra ve kazandığımız her yeni dost, benim için yalnızca büyümek değil; sana verdiğim sözü tutmak demek oldu: Kökümüzü unutmadan çoğalmak, değerlerinden vazgeçmeden geleceğe yürümek.
Bugün Alsancak Dostlar Fırını’nın kara fırını her sabah yanmaya devam ediyorsa bu, yalnızca bir geleneğin sürmesi değil; senin hayata karşı duruşunun hâlâ dimdik ayakta olmasıdır. Sabahın ilk ışığında, paylaşılan her boyozda ve o kapıdan içeri giren her dostta senden bir iz var.
Yokluğunun sızısı elbette dinmedi. Ama yıllar bana şunu öğretti: Ardında böyle bir emek, böyle bir isim ve böyle bir duruş bırakan insan eksilmez. Bıraktıkları sorumluluğa, cesarete ve insana yol gösteren bir ölçüye dönüşür.
Ben de bana bıraktığın emaneti sevgiyle, cesaretle, kararlılıkla ve başım dik taşıyorum.
Çünkü senin kızınım.
Çünkü Dostlar, yalnızca senin adınla değil, senin değerlerinle de yaşıyor ve yaşamaya devam edecek.
Alsancak Dostlar Fırını’nın kurucusu, canım babam Mustafa Akar’ı sevgi, rahmet ve bitmeyen bir gururla anıyorum.
Özlemim derin.
Duruşum sen….🙏😇