07/03/2017
“Çay kelimesi aslen Farsça olup, Burhân-ı Kâtı tercümesinde ‘bu isimle bilinen yapraktır, Hıtâ diyarından gelir, kaynatılıp içilir’ şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanıma göre çay gerçek anlamıyla ‘Çin’de yetişen ağacın yaprakları’ demektir ve bu halde cins isimdir.
Mağrib ahalisi arasında hemzenin kesre okunması ve ‘Fars çimi’nden bozma uzatmalı tâ ile ittâ; elif-i maksûre ve sonunda yâ ile itây; ya da birinci hemzenin kaldırılıp sonunda yâ eklenmesiyle tay kelimeleri kullanılmaktadır. Buna, adı geçen kasidenin ismi olan Nağmetü’n-Nây fî Şerh-i Ni’metü’t-Tây (Neyin nağmesi çay nimetinin açıklamasıdır) ibaresi ile ‘Ve yebkâ min muvâtin lâ muvât/Li kahvâtın havâhâ ke’l-itâi’ (Kahve ne kadar zinde tutarsa çay da aynen öyledir) beyti delil olarak yeterlidir. Batılılar’ın çay için ‘itay’ ve ‘tay’ kelimeleriyle ondan türeyen sözcükleri çay manasında kullanmaları mecaz yoluyladır. Fransızlar bu ‘tay’ lafzından esinlenerek, te sözünü benimsemişlerdir.”
Edirneli Çaycı İzzet Efendi – Çay Risalesi (1879)