25/07/2026
Çocuklara yalnızca hikâye yazmadı, onlara merak etmeyi, üretmeyi, gülmeyi ve hayal kurmayı da aşıladı...
Memur bir ailenin çocuğu olarak doğdu, Yalvaç Ural. Cumhuriyet'in ilk öğretmenlerinden olan annesi, şiir defterlerini özenle saklarken, babası her tayinde kitap sandığını da evin en kıymetli eşyası gibi yanında taşırdı. Yemeklerden sonra şiir okunur, masallar anlatılırdı.
Kabataş'ta başlayan lise yılları Atatürk Erkek Lisesi'nde tamamlandı. Hayat ona önce kalemi değil, gitarı uzattı. Gençliğinde profesyonel gitar çaldı, dersler verdi, sahnelere çıktı.
Sonra gazeteciliği seçti. Milliyet Gazetesi'nde editör olarak çalıştı. Gazeteler değişti, yayınevleri değişti, yıllar geçti ama onun merakı hiç değişmedi. Haberlerin arasından masallar topladı. Manşetlerin gölgesinde çocukların kahkahalarını aradı.
Hazırladığı çocuk dergileri milyonlarca çocuğa ulaştı. Belki de bir neslin ilk kitap sevgisi, onun hazırladığı bir derginin kapağını açarken başladı.
23 yılda 25 çocuk dergisi yayımladı. Milliyet Çocuk, Milliyet Kardeş, Milliyet Türk Çocuk, Mio, Sarı Trampet... Bir çocuk o sayfalarda dünya klasiklerini tanıyor, bilmeceler çözüyor, oyuncak yapıyor, düğme dikmeyi öğreniyor, ailesiyle aynı masanın etrafında vakit geçiriyordu.
Derken kitaplar peş peşe geldi. Bir değil, onlarca... 65 çocuk kitabı, yetişkinler için eserler, şiirler... "Tekir" ile noktalama işaretlerini sevdirdi, "Zıvırmatik Bilmeceler" ile zihinlere tatlı kıvılcımlar çaktı. Kitaplarını bazen teneke kutuların içine koydu, bazen şifrelerle okunur hale getirdi.
Uluslararası alanda "Gülümseme Nişanı" ve "Şövalye" ünvanlarıyla taçlandırıldı, 2000 yılında Uluslararası Şiir Festivali'nde ülkemizi temsil eden ilk çocuk edebiyatçısı olarak adını tarihe yazdı.
Ama belki de en büyük ödülü, yıllar önce kitaplarını okuyan çocukların bugün kendi çocuklarına aynı kitapları uzatması...
Nice yaşlara Hermiyas 🎂❤
Yeni yaşın sana, çocukların gülüşü kadar berrak, şiirlerin kadar uzun günler getirsin...