İncir

İncir Restoran

Kendi coğrafyamızda yetişen ürünlerle, Anadolu kültürlerine ait unuttuğumuz yemek tariflerini misafirlerimize sunuyoruz. | With the products of our own region, we serve the recipes of Anatolian cuisine that are about to be forgotten.

Berlin’de 1 senemizi doldurduk. Hem anne/baba olmaya, hem de yeni bir düzenin parçası olmaya alışmak meşakkatli bir yolc...
13/07/2025

Berlin’de 1 senemizi doldurduk.

Hem anne/baba olmaya, hem de yeni bir düzenin parçası olmaya alışmak meşakkatli bir yolculuk. Bu yolculukta biraz olsun sessiz kalabilmek, deneyimlediklerinizi daha yoğun kılıyor. Bu yüzden sesimiz, soluğumuz pek çıkmıyordu. Kendimize, ailemize, yaşama ve gastronomiye dair çok şey öğrendiğimiz bir yıl oldu.

Köpeğimiz Boza ve kedimiz Soty’yi de Almanya’ya taşıyarak ve ailemizi eksiksiz şekilde tamamlamış olduk 🫶 Biz çalışmaya devam ederken; minik incirimiz bir buçuk yaşını geçti, kreşe ve Almanca konuşmaya başladı.

Mesaj atanlar, Berlin’de İncir açıp açmayacağımızı soranlar oluyor. Açıkçası düşünmüyoruz 😊 İncir, Kayaköy’de güzeldi dersek sanırım yanlış olmaz. Bir işletme sahibiyseniz, zamanınızın neredeyse tamamını o işletmeye ayırmak zorundasınız. Şimdilik bir süre daha, ona zaman ayırmamıza ihtiyaç duyan başka bir incirimiz var.

Diğer taraftan, burada gıda çeşitliliğini ve kalitesini gördükten sonra, Türkiye’de doğru malzemeye ulaşmakta çektiğimiz zorlukları hatırlayarak üzülüyorum. İnsanların kendini ispat etmeye çalışmadan, kavgasız, gürültüsüz dışarıda keyifle yemek yediğini görünce, biz ne yaşamışız diye düşünmeden edemiyorum. Yine de bazen yeni bir mekan fikriyle heyecanlanıyorum. Zaman ne gösterecek, ben de bilmiyorum 🤷‍♀️ Gastronomiye bambaşka bakış açılarını keşfetmenin, ufkumuzu farklılaştırdığını hissediyorum. Özellikle Michelin yıldızlarından sonra, Türkiye’de işletmelerin giymeye çalıştığı “yerel” gömleğini, kısa gelen kolunu, küçük gelen yakasını, uzaktan daha gerçekçi değerlendirebiliyoruz.

Yeni bir ülkeye taşınmanın en zor taraflarından biri nedir diye sorarsanız, “kıyas yapmamak” derim. Yeni ülke ile anavatanı kıyaslamak tırnak yeme alışkanlığı gibi, kurtulması zor bir bağımlılık. Her iki tarafı da olduğu gibi kabullenmeyi öğrenmek zaman alıyor. Sanıyorum, insan zihni bütün bu zorluklara neden katlandığına kendini ikna etmek için sürekli kıyas yapıyor. Sonunda sakinliğe alışıyor ve her şeye ikna oluyorsunuz.

Diğer bir zorluk da ait olduğun tüm sınıfları terk etmek diyebilirim. Adlandırmasak da belirli sınıflar ve güvenlik çemberleri içinde yaşıyoruz; bunları ardınızda bıraktığınızda biraz çıplak hissediyorsunuz. Elbette kendinize benzer arkadaşlar, yakın dostlar ediniyorsunuz ama her şeye baştan başlamak bir hayli zor. Bütün bunlara özellikle 40 yaşından sonra kalkışmanın daha zor olduğunun da altını çizmeliyim.

Dostlarımıza, İncirseverlere, halimizi hatırımızı soranlara, Berlin’den kucak dolusu sevgiler 🫶

Önce Kayaköy’e veda etmiştik, şimdi Fethiye’ye ve Türkiye’ye veda ediyoruz.Söylenecek çok şey olmasının ve söylenecek hi...
11/07/2024

Önce Kayaköy’e veda etmiştik, şimdi Fethiye’ye ve Türkiye’ye veda ediyoruz.

Söylenecek çok şey olmasının ve söylenecek hiç bir şey olmamasının o garip hissiyatı içindeyiz.

İstanbul’dan kırsala göç ederek başlayan pastoral hikayemizin yeni bölümünde şehire geri dönmek; üstelik tamamen yabancısı olduğumuz bir şehire, Berlin’e taşınmak varmış.

Bazen siz durmaya niyet ettiğinizde, hayatınızı inatla adadığınız koşturmacanızdan kafanızı biraz kaldırdığınızda, yeni bir fırsat gelip sizi bulabiliyor.

Bu sene, bebeğimiz yeni doğduğu için ara vermeye karar vermiştik. 2025’te İncir’i tekrar açmaya niyetliydik. Fakat gelecek için kapımızı çalan yurtdışı fırsatına şans vermeden edemedik.

Tabii ki yine gastronomi ile iç içe olmaya devam edeceğiz. 🍽️

Artık Berlin’den bildiriyor olacağız 🫶

Yaza bir kala…Son 6 ayın dumpını yapmak geçti içimden. Bunca yıl sezon öncesi telaşıyla kendimizi ne kadar yorduğumuzu, ...
09/05/2024

Yaza bir kala…
Son 6 ayın dumpını yapmak geçti içimden. Bunca yıl sezon öncesi telaşıyla kendimizi ne kadar yorduğumuzu, Slowfood derken aslında hiç de “slow” bir hayat yaşamadığımızı fark etmek için bir ara, biraz uzaktan bakmak gerekiyormuş.

Hayatın nazik süprizlerini fark etmek, incelikli fısıltılarını duyabilmek için yaşamın bazen yavaşlaması gerekiyor sanırım.

Telaşsız, keyifle denediğim, sadeleştirmeye çalıştığım reçetelerle geçiyor günler.
Fotoğraftaki de onlardan biri, vişneyle lezzetlendirdiğim enginar.

Mayıs geldiyse, sızma zeytinyağının güçlü nefaseti ile lezzetlenen, tabaklara baharın taptaze renklerini taşıyan sofrala...
02/05/2024

Mayıs geldiyse, sızma zeytinyağının güçlü nefaseti ile lezzetlenen, tabaklara baharın taptaze renklerini taşıyan sofralar kurmanın zamanı gelmiştir.

Yalın lezzetiyle köklerimizden “zeytinyağlı sultani bezelye“🫛

Son günlerde özellikle şef restoranlarının menülerinde sıkça karşımıza çıkıyor: ismi havalı, görüntüsü ilk bakışta turşu...
21/04/2024

Son günlerde özellikle şef restoranlarının menülerinde sıkça karşımıza çıkıyor: ismi havalı, görüntüsü ilk bakışta turşuyu anımsatsa da tadı farklı.

Turşu mu, lakto fermente mi diye düşünürken, Neşeli Günler filmindeki sirke mi limon mu turşu suyu tartışmasını hatırlamak, yüzümde hafif bir gülümsemeye sebep olmuyor değil 😊

Gelin, farklarına birlikte bakalım:

Hazırlık

Aralarındaki en temel fark, hazırlandıkları sıvıda saklıdır: birinde sirke, diğerinde tuz söz sahibidir. Turşusu yapılacak ürün, sirke dolu bir kavanozun içinde bekletilir. Baharatların eşlik ettiği bu sirke dolu serüven, ürüne farklı bir karakter ve lezzet kazandırır. Öte yandan, lakto fermente ürünler adına “brine” da denen bir tuzlu suda bekletilerek hazırlanır. Bu su, sebzelerin doğuştan gelen doğal laktik asit bakterilerini harekete geçirir ve fermentasyon yolculuğu başlar! Bu süreç, ürünlerin kendi doğal tatlarının ortaya çıkmasına yardımcı olur. Özetle birinde sirkeyle bakteriler yok edilirken, diğerinde bakteriler çoğaltılarak hazırlanır.

Tat ve Koku

Turşu dendiğinde akla ilk gelen şey, o müthiş keskin tattır. Sirkenin verdiği asidik dokunuş dilinizi şaşırtırken, midenize tatlı bir serinlik verir. Lakto fermente ürünler ise daha hafif bir ekşilik sunar. Laktik asit, sirke kadar keskin değildir; bu da fermente lezzetlere daha yumuşak bir karakter kazandırır. Sebzelerin doğal tadı bu serüvende ön plana çıkar.

Sağlık ve Beslenme

Turşu, vitamin ve mineral dolu sebzeleri uzun süre saklamak için harika bir yoldur. Fakat lakto fermente ürünler probiyotiklerle doludur! Bu canlı bakteriler, sindirim sistemi için büyük fayda sağlar ve bağırsak dostudur.

Sonuç olarak, turşu, keskin ve enerjik lezzetleriyle sizi canlandırırken, lakto fermente ürünler hafif ekşiliğiyle sizi farklı bir lezzet yolculuğuna çıkarabilir.

Uzun bir aradan sonra sessizliğimizi bozmanın zamanı geldi sanıyorum. İncir’in bu sezon nerede olacağını soran çokça mes...
05/04/2024

Uzun bir aradan sonra sessizliğimizi bozmanın zamanı geldi sanıyorum. İncir’in bu sezon nerede olacağını soran çokça mesaj alıyoruz.

İncir’le hayatımıza kattığı harika dostlarla, unutulmaz anılarla, nasıl geçtiğini anlamadığımız altı seneyi geride bıraktık. Yedinci senemizde, bu kış aramıza katılan minik incirimiz, oğlumuzla daha çok vakit geçirebilmek için İncir restorana küçük bir mola veriyoruz.

İncir bu sezon yeni bir adreste, restoran olarak sizlerle buluşmayacak; fakat biz bir sonraki sezona hazırlanmak için gastronomiyle, yeni lezzetlerimizle ilgili araştırmaya, geliştirmeye ve paylaşmaya devam edeceğiz.

Elbete arayı çok açmayacağız ve bu yaz İncir lezzetlerini özleyenlerle, pop-up İncir buluşmalarında bir araya geleceğiz.

Yol kenarlarında, bazen kayalıklarda açan asphodel ya da diğer adıyla çiriş çiçeklerini gördüyseniz Akdeniz’e bahar gelm...
02/04/2024

Yol kenarlarında, bazen kayalıklarda açan asphodel ya da diğer adıyla çiriş çiçeklerini gördüyseniz Akdeniz’e bahar gelmiş demektir.

Kendine has kokusuyla böreklere, pilavlara, çorbalara lezzet katan çiriş otu, Homeros’un Odysseia destanında ölüler diyarı “asphodel tarlaları” olarak karşımıza çıkar. Bu cennet gibi, çiçekli öbür dünya, Hades’in yer altı diyarına ilişkin tasvirlerin aksine, ölümden sonraki yaşamı bahar çiçekleriyle dolu; güzel, yemyeşil bir yer olarak tasvir eder.

Rodos’taki Persephone ve Hekate heykellerinin alınlarını asphodel çiçekleri taçlandırır. Her bahar, kıştan yaza geçişin sembolü olduğu gibi, farklı gerçekliklere geçişlerle, doğum ve ölümün gizemleriyle ilişkilendirilir. Mitolojik hikayelerde farklı alemlere ulaşmak için aydınlatıcı bir meşale gibidir Asphodel çiçekleri.

Bu çiçekleri her gördüğümde, Persephone gibi var olan gerçekliğimden koptuğum ve yeni bir gerçekliğe doğru yol aldığım zamanlar gelir aklıma.

Siz de bir geçiş dönemindeyseniz, nereye varacağından emin olamadığınız yeni gerçekliklere doğru ilerliyorsanız, bu bahar yolunuzu aydınlatsın asphodel çiçekleri. 🌸

Bugün, İncir’in şu an bulunduğu Fethiye Karagözler’deki son günü. 1 Aralık 2023 itibariyle kapatıyoruz. Bereketin ve şif...
30/11/2023

Bugün, İncir’in şu an bulunduğu Fethiye Karagözler’deki son günü. 1 Aralık 2023 itibariyle kapatıyoruz.

Bereketin ve şifanın simgesi olması boşuna değilmiş incir meyvesinin.
İçinde taşıdığı yüzlerce minik tohumla hayatımıza yenilikler getirdi altı yıldır. Kayaköy’de ilk açıldığı 2018 senesinden bu yana ailem yeni, harika insanlarla büyüdü. Kedi kızımız Soty ve ardından köpek kızımız Boza dahil oldu ailemize. Bu sene İncir ekibi büyüdü; güzel bir ekiple çalıştık.

… ve şimdi de minik incirimiz, oğlum dünyaya geldi.

Büyük emekle, bazen zorluklarla, çoğu zaman keyifle altıncı sezonunu tamamladı İncir. Eleştiren de oldu, seven de oldu. Ne olursa olsun, sürdürmeye devam ettik.

Artık İncir’in büyük bir dönüşümün eşiğinde olduğu hissiyatı içindeyim.

01 Aralık 2023 Cuma gününden itibaren bebeğimizle vakit geçirmek üzere kapatıyoruz.

Kokteyl keyfine bekleriz 🍸🍹
26/11/2023

Kokteyl keyfine bekleriz 🍸🍹

   ・・・Sanıyorum 14 yıl oldu.Slowfood Fikir Sahibi Damaklar grubuyla tanıştığımda, henüz “sivil toplum gönüllüsü” olmanın...
10/11/2023


・・・
Sanıyorum 14 yıl oldu.
Slowfood Fikir Sahibi Damaklar grubuyla tanıştığımda, henüz “sivil toplum gönüllüsü” olmanın ne demek olduğunu bilmiyordum. Dürüst olmak gerekirse, üniversiteyi bitirmiş, iş hayatına atılmıştım ama “sivil toplum” kelimesi bile zihnimde henüz tam karşılığını bulamamıştı. Birey olarak var olabilmenin yüceltildiği toplumda, bir topluluk içinde para kazanmaksızın görev almayı, emek sarf etmeyi anlamak kolay değildi. Bugün sivil toplum gruplarına baktığınızda, yirmili yaşlarında pek fazla katılımcıları göremezsiniz. İlginç bir şekilde biz o zamanlar genç bir gruptuk. Birlikte emek sarf etmek, dost olmak, vakit geçirmek harikaydı. İnsanın, üniversiteden sonra uzun soluklu arkadaşlıklar kurması zorlaşıyor, Slowfood hayatıma üniversite sonrası uzun soluklu arkadaşlar kazandıran topluluktu.

Sonrasında hayat, gerçek gıdanın izinde şekillendi. Etiket okumayı öğrendim. Ekşi mayayı, fermente gıdaları, gastronomi geleneklerimizi en önemlisi sağlıklı yemek için fabrikasyona ihtiyaç olmadığını öğrendim. Oysa lise yıllarımda, sütçüden süt alıp, evde yoğurdunu yapan anneme nasıl da muhalefet ediyordum! Ambalajsız gıdalarda üreyebilecek bakterilerin zararlarını anlatıyordum uzun uzun. Bugün her yoğurt mayaladığımda, bu konuşmalarımızı hatırlayıp gülüyorum.

Fikir Sahibi Damaklar ile küçük küçük defne lüferler avlanıp satılmasın, İstanbul’un lüferi yok olmasın diye kocaman kocaman balıkçılara kafa tutmuştuk. Ses getirdi ama yetmedi. Bugün lüfer bulmak zor, palamut bulmak zor, tüm menülerde ülke insanımızın 15 -20 yıl önce adıyla bile yeni tanıştığı, sofralarımıza dünyanın bir ucundan ithal edilen somon balığı var.

Yerel lezzetlerimizi araştırmaktan, denemekten ve sunmaktan hep keyif aldım. Bugün, aynı hassasiyetleri, aynı kaygıları ve yerel lezzetler konusunda aynı keyfi paylaşan Türkiye’deki Slowfood şefleri arasında, yalnız olmadığımı bilmek çok keyifli 🐌⭐️

Kış boyu çilingir sofralarında buluşalım 🥛🤏Beylerbeyi Göbek rakısı dahilc, 15 günde bir değişecek çilingir sofrası menüm...
08/11/2023

Kış boyu çilingir sofralarında buluşalım 🥛🤏

Beylerbeyi Göbek rakısı dahilc, 15 günde bir değişecek çilingir sofrası menümüzü her gün servis ediyoruz.

Address

Karagözler Mahallesi Abdi Ipekçi Caddesi No 23 Fethiye Muğla
Fethiye

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when İncir posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share