Pusula Kitap Kahve

Pusula Kitap Kahve 55084 NUMARALI PUSULAMIZ KİTAP OLSUN PROJESİ, GENÇLİK PROJELERİ DESTEK PROGRAMLARI (2020/1) KAPSAMINDA GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI TARAFINDAN DESTEKLENMEKTEDİR.

23/01/2026
Ortaöğretim birimimiz bugün gençlerle Pusula Kitap Kahve'de kahvaltıda bir araya geldiler.Ardından haftalık Kuran-ı Keri...
30/11/2025

Ortaöğretim birimimiz bugün gençlerle Pusula Kitap Kahve'de kahvaltıda bir araya geldiler.Ardından haftalık Kuran-ı Kerim dersi ve sohbetlerini yaptılar.

Kasım ayı kitap tahlili programız Kayıp Coğrafyanın İzinde Doğu Türkistan Seyahatnamesi kitabı ile Pusula Kitap Kahve'de...
30/11/2025

Kasım ayı kitap tahlili programız Kayıp Coğrafyanın İzinde Doğu Türkistan Seyahatnamesi kitabı ile Pusula Kitap Kahve'de yapıldı. 29.11.2025

Pusula Kitap Kahve'de her ay farklı kategoride seçilen kitaplar,
farklı gruplar tarafından tahlil edilerek müzakereye ediliyor. Kasım ayında ortaöğretim birimimizce gerçekleştirilen kitap tahlilimizde mikrofon gençlerin elindeydi.

Taha KILINÇ'ın Doğu Türkistan'ın Gulca, Yarkent,Kaşkar,Opal,Hoten,Urumçi,Turfan kentlerini ziyareti ve gözlemlerini konu edinen kitabı Çin'in asimilasyon/sinisizasyon politikalarını gözler önüne seriyor.

Her ziyaret ettiği şehirde Doğu Türkistan'da yaşayan Uygur Türklerinin Çin tarafından hayatın her safhası ve alanında nasıl vahşice baskı altına alındığını,İslam'a kültüre,tarihe,kutsala,,insanlığa dair hiç bir iz ve anlam bırakmadığını, topyekun toplumu baskı altında tutarak Gazze de şu an yaşanan hadiselerin benzerini uyguladığını belgeleriyle ortaya koyuyor.

Bir nefeste okunacak kitabı Çin'in Bir Kuşak Bir Yol Projesi'nin Batıya açılan kapısı olan Doğu Türkistan'ı ehlileştirmek, komünist ideolojinin kutsal dışı-baskıcı rejim uygulamasının bir yansıması olarak bölgede yaşananları okuyabiliriz.

Katılımcıların içerisinden Çin'e seyahat edenlerin gözlem ve değerlendirmeleri de önemli bilgiler içeriyordu.Program; gençlerin kitabı değerlendirmelerinin ardından katılımcıların soruları, görüş ve değerlendirmelerinin ardından sona erdi.

Bursa Eğitim ve Yardımlaşma Derneği aylık kitap tahlilleri yeni sezonda farklı okumalarla devam ediyor.Ekim ayında belir...
04/11/2025

Bursa Eğitim ve Yardımlaşma Derneği aylık kitap tahlilleri yeni sezonda farklı okumalarla devam ediyor.
Ekim ayında belirlenen Bosna-Hersek lideri Aliya İZZETBEGOVIÇ’in konuşmalarından müteşekkil KÖLE OLMAYACAĞIZ kitabı okundu ve tahlil edildi.
01 Kasım 2025 Cumartesi günü Pusula Kitap Kahve’de yapılan kitap tahlili dernek yönetim kurulu üyelerimizin sunumuyla gerçekleştirildi.
Kitap Aliya İZZETBEGOVIÇ’in 1990-1996 yıllarında farklı kurumların toplantılarında yapmış olduğu konuşmalardan oluşuyor. Bosna savaşının yarattığı yıkımı Aliya'nın kendi dilinden gözler önüne seriyor. İzetbegoviç'i kimi zaman bir seçim mitinginde Bosna halkına, kimi zamansa uluslararası bir komisyonda bürokratlara hitaben konuşurken buluyoruz. Bosna'ya sahip çıkmanın herkes için vicdani bir vazife olduğunu haykırıyor. Aliya, konuşmaları boyunca tüm dünyadan esaslı bir duruş bekliyor.

Bursa Eğitim ve Yardımlaşma Derneği aylık kitap tahlilleri yeni sezonda farklı okumalarla devam ediyor.Ekim ayında belir...
04/11/2025

Bursa Eğitim ve Yardımlaşma Derneği aylık kitap tahlilleri yeni sezonda farklı okumalarla devam ediyor.
Ekim ayında belirlenen Bosna-Hersek lideri Aliya İZZETBEGOVIÇ’in konuşmalarından müteşekkil KÖLE OLMAYACAĞIZ kitabı okundu ve tahlil edildi.
01 Kasım 2025 Cumartesi günü Pusula Kitap Kahve’de yapılan kitap tahlili dernek yönetim kurulu üyelerimizin sunumuyla gerçekleştirildi.
Kitap Aliya İZZETBEGOVIÇ’in 1990-1996 yıllarında farklı kurumların toplantılarında yapmış olduğu konuşmalardan oluşuyor. Bosna savaşının yarattığı yıkımı Aliya'nın kendi dilinden gözler önüne seriyor. İzetbegoviç'i kimi zaman bir seçim mitinginde Bosna halkına, kimi zamansa uluslararası bir komisyonda bürokratlara hitaben konuşurken buluyoruz. Bosna'ya sahip çıkmanın herkes için vicdani bir vazife olduğunu haykırıyor. Aliya, konuşmaları boyunca tüm dünyadan esaslı bir duruş bekliyor.
SUNUMLARDAN NOTLAR:
KÖLE OLMAYACAĞIZ
Aliya İZZETBEGOVIÇ
Meseleyi daha iyi anlayabilmek için Bosna Hersek'in kısa bir tarihini hatırlamak gerekir.
Bosna-Hersek te aynı sılav ırkından olan 3 farklı grup insan yaşamaktadırlar. Bunlar Ortodoks olan Sırplar, Katolik olan Hırvatlar ve Müslüman Boşnaklar.
Bosna Hersek 1463 te Fatih'in bölgeyi fethetmesiyle Osmanlı himayesine girmiştir. Osmanlı bölgeye din serbestiyeti tanıdığı için bugün her grup dinini devam ettirmiştir. Çağımıza ulaştırmıştır.
1878 de Avusturya Macaristan tarafından işgal edilmiştir. Birinci Dünya savaşına kadar da Avusturya Macaristan himayesinde kalmıştır.
1. Dünya savaşında Avusturya Macaristan yenilince Sırbistan krallığı hüküm sürmüş bölgenin bir kısmı Almanya tarafından yönetilmiştir.
2. Dünya savaşında Almanya yenilince bölgede Yugoslav Federal halk Cumhuriyeti kurulmuştur.
Tito' nun ölümünden sonra Yugoslavya da iç karışıklıklar baş göstermiştir. Sırbistan bu karışıklıktan faydalanıp büyük Sırbistanı kurmaya çalışmıştır. İşte bu amaç bölgede birçok katliama sebep olmuştur.
1990 yılında Aliya nın partisi SDA ( demokratik eylem partisi) kurulmuş ve girdiği ilk seçimi kazanmış iktidar olmuştur. 1992 yılında ise referandum ile bağımsızlığını ilan etmiştir. Sırplar bu referandumu boykot etmiş, bağımsızlık kararını tanımamıştır. Yugoslav ordusunun desteğini de alarak 20 yy. En büyük katliamlarına imza atmışlardır. Müslümanlar Hırvatlarla beraber Sırplara karşı savaşıyorken hırvatlarda sırplarla anlaşmış ve Müslümanlar savaşta hem silahsız hem de yardımsız kalmışlardır. Kendilerine bu dönemde silah ambargosu da konmuştur.
1996 yılında dayton Anlaşması ile Bosna Hersek, Boşnaklar, Sırplar ve hırvatlardan müteşekkil bağımsız bir cumhuriyet olmuştur. Yapılan seçimlerde ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegovic olmuştur. İşTe bu kitap aliya'nın bu süreçte muhtelif yerlerde yaptığı konuşmalardan oluşmaktadır.
Kısaca aliya'nın hayatı:
1925 yılında bosanski samaç' ta dünyaya gelmiş. Babası o iki yaşındayken Saraybosna’ya göçmüştür.
Aliya önce Ziraat fakültesine başlamış daha sonra orayı bırakıp hukuk bitirmiştir.
Dedesi İstanbul'da askerlik yaptığı esnada bir Türk ile evlenmiştir. Dedesi validir. Babasının ailesi zengin olsa da daha sonra iflas etmiş kendisi fakirlik içinde büyümüştür.
Gençliği titonun kominist Yugoslavyasına denk gelmektedir.
Lise yıllarında mladi muslümani ( genç Müslümanlar teşkilatı) üye olmuştur. 1946 da tutuklanmıştır. 1983te ikinci defa tutuklanmıştır. İlkinde üye olduğu grup ikincisinde yazdığı eserler tutuklanmasına sebep olmuştur.
Meşhur İslam deklarasyonu 1970 te yazmıştır.
Cezaevindeyken Yugoslavyanın parçalanacağını ön görüp parti kurma çalışmalarına başlamıştır. Cezaevinden çıkınca Mart 1990 da partisini kurup seçime girip%33 oy alarak iktidar olmuştur. 1996 da ikinci kez seçilmiş ama görevini sağlık sorunlarından dolayı bırakmak zorunda kalmıştır. 2003 yılında vefat etmiştir. Allah rahmet eylesin.
İlk bölüm.
Aliya başarılı olmuş bir lider o yüzden onun sözleri yöntemleri bizie örnek teşkil edebilir. Üzerinde düşünülmesi gereken konuşulması gereken bazı sözleri ve uygulamaları;
Bizim zengin ve değerli bir tarihimiz var:
Eğer yaşanan zorluklar sıkıntılardan dersler çıkarmıyorsak o zaman boşa geçmiştir. Sıkıntılar boşa çekilmiştir.
Dedelerimiz insanlar arasındaki bağlar güçlensim diye köprüler yaptılar. Ama sonra o köprülerde akrabalarımız öldürüldü. Bunları unutmamalıyız. Ama. Biz o dedelerin torunlarıyız. İyilikle köprü inşa edenlerin mirasçılarıyız.
Dedelerimiz sadece Müslümanlar yaşasın diye bu ülke için mücadele etmediler. Hep beraber yaşayalım. Sırp Hırvat Müslüman iyi niyetli herkes.
Konfederasyon federasyon tartışmaları Yugoslavyanın kurtarılması tartışmasında diyor ki eğer insan hakları bu kadar ihlal edilmesiydi konu buralara gelmezdi. Eğer temel insan hakları olmazsa bölünme parçalanma kaçınılmaz olur
Demokrasi çoğunluğun iktidarı değildir. Azınlığın bütün haklarına sahip olmasıdır. Yugoslavya da çoğunluk olan Sırplar nasıldır değil Arnavutlar ne haldedir.
Son bölüm:
Drina vadisi satıldı söylentileri hakkında konuşurken, " biz hatasız değiliz ancak asla halkımızın haberinin olmadığı yanlış işler yapmadık ve yapmayız. Acı da olsa hakikati söylemeye devam edeceğiz. " Halkına karşı şeffaf gizli ajandası yok. Halkı vardır bir bildikleri noktasında bırakmıyor. Gizemli bir yönetim anlyışı yok.
Kendisine yapılan eleştirilere cevap veriyor. " Serebrenitsa ve zepa yı kurtarmaya çalıştık fakat Kara bağlantısı yoktu. Bir helikopterimşz düşünceye kadar helikopterle yardım gönderdik" silah ambargosu olduğundan dolayı savunamadık, diyor.
Hükümet krizi hakkında konuşurken ( Başbakan'ın istifası) her insana ihtiyacımız var ama kimse vazgeçilmez değildir.
" Kim olursa olsun idaresi tek bir insana bağlı olan bir halk yok olmaya mahkumdur."
"Hepimiz önemliyiz fakat halkımızın hayatı hiçbirimiz bağlı değildir."
" Bugünlerde bazı güzel hadiselerin de olmasına Allah izin verdi "( çok önemli o makamda birinin böyle düşünmesi başarıyı güzelliği Allahtan bilmesi)
Konuşmanın bitiş cümlesi harika " Allah niyeti samimi olan tarafa yardım edecektir."
Sırplarla savaş başlarken silahlı bir orduya silahsız bir halk olarak mücadele ettik. Bize silah ambargosu konuldu. Kulağa mantıklı geliyor. Çünkü daha az silah daha az savaş demek. Ama karşı taraf 40 yıldır silah biriktiryordu.
Sadece silahlı direniş yoktu. Edebiyat direndi, eğitim direndi, bilim adamları çalışmaya devam etti. Tiyatro resim galerileri açıktı çalışmaya devam ettiler. Böylece direnişin sadece silahlarla olmayıp her alanda direnmeyi öğretiyor.
Barış müzakereleri hakkında konuşurken son madde kayda değer. " Her konuda anlaşana kadar hiçbir anlaşma yoktur. "
Birleşmiş Milletler genel kurulunda konuşurken Birleşmiş Milletler için şöyle söylüyor: " en büyük umudumuz ve aynı zamanda en büyük hayal kırıklığımızın kaynağıydı."
Savaşı biz başlatmadık ve Muzaffer olmayı hiç hayal etmedik. Biz her zaman Barış için gayret ettik. Ve barışta Muzaffer olmak istiyoruz.
Yugoslavya nın dağılması esnasında Bosna Hersek in bir cumhuriyet olarak tarihteki yerini almasını sağlayan bilge lider Aliya,
1990 lı yıllarda 1995 de Dayton anlaşması yapılıncaya kadarki süreçte Birleşmiş milletler de, Avrupa topluluğunda, Avrupa güvenlik teşkilatında hem diğer uluslararası görüşmelerde Bosna Hersek teki mecliste askerlerle olan konuşmalarda Aliye bilge bir lider olarak karşımıza çıkıyor.
Aliya’nın en büyük özelliği mütevazi ve sade olması, Aliya nın düşüncelerinden eylemlerinden fikirlerinden yapmacık abartılı bir şey göremezsiniz. Asabiyet te göremezsiniz.
Olması gereken reel duruma göre hareket eden bir liderdir.
Düşmanlarına karşı net ve açık sözlü ,politik dili çok kullanmayan acılarını ve sıkıntılarından ifade eden yeri gelince meydan okuyan biridir.
Partilileri ile konuşurken disiplinle ilgili, parti teşkilatında yapılan hatalar ile ilgili kurumsal çalışma ile ilgili gördüklerini net ifade eden yanlışa yol vermeyen çözüm öneren bir liderlik sergilemektedir.
Uluslararası görüşmelerde soğukkanlı olarak sorunların kaynağını taleplerini dile getirmeyi bilmiştir.
Aliya inandığı değerlerin hakkını veren idealist bir liderdir.
Popülizme kaçmayan saf ve temiz bir yüreğe sahiptir.
Güç ve iktidar hırsı olmayan, ama yapılması gerekenden geri kalmayan sorumluluk duygusu çok güçlü bir liderdir.
Aliye halkına karşı çok şefkatlidir. Diğer milletlere karşıda adil olmayı özen gösteren bir liderdir.
Düşmana benzemeyi reddeden kaybetmek olarak gören bir inanca sahiptir.
Askerlerinin savaş hukukuna riayet etmesini şiddetle tavsiye etmiştir.
Batı medeniyetinin ortasında tüm katliam tehcir ve tecavüze uğramış bir milletin ferdi olarak eline imkan geçtiğinde İslami hassasiyeti gereği onlar gibi davranılmasına müsade etmemiştir.
Bosna Hersek in yeniden doğması bu büyük liderin gayretine borçludur.
Kahramanlaştırılmamış bir kahramandır.
Silah önemli değil, önemli olan organizasyondur. Yugoslavya istihbarat teşkilatı asla silahın bir yerde bulunup bulunmadığına önem vermezdi, ama organize olmuş beş insanı tehlike olarak görürdü.
Bizim yaptığımız şey Bosna halkını öncelikle silahlandırma değil, organize edilmesidir.
Bu nedenle Bosna'daki savunma bir mucize işi değildir.
Aliya 1990’lı yıllar boyunca dünya, Avrupa’nın ortasında Batı’nın ahlak ve insanlık ilkelerine
ihanet ettiği bir ahlak sınavında Batı’ya ahlak ve insanlık ilkelerini hatırlatan bir bilge kral olarak tarihî rolünü oynayışına tanık oldu.
Gençlik yıllarında işgal edilmiş bir Bosna’da, İslam coğrafyasının büyük bir kısmı işgal altındayken bile Saraybosna’da Milyaçka Irmağı’nın kenarında arkadaşlarıyla İslam’ın geleceğine ilişkin konuşuyordu.
Aliya’nın temsil ettiği önderlik ve entelektüel birikim, Osmanlı geçmişi ile ilişkilendirilmeden anlaşılamaz. Aynı şekilde, Boşnaklara reva görülen saldırı ve onların maruz kaldıkları uluslararası haksızlık Avrupa’nın Osmanlı ile olan hesabının dikkate alınmadan anlaşılamaz olduğu gibi
Aliya’nın mücadelesi, Osmanlı’nın tasfiyesini tamamladığını düşünen dünya sistemi için Balkanlarda yeniden Osmanlı’yla karşılaşmanın somut ifadesi olmuştur.
Maddi anlamda Osmanlı birikiminin tüketildiğinin, tasfiye edildiğinin düşünüldüğü
bir atmosferde; büyük bir medeniyetin mirasçısı olmanın bilinciyle, içinde bulunduğu kaotik ortamda Aliya’nın yenilmiş bir ulusun çocuğu olmaktan çok, devraldığı mirasın sorumluluk bilincini kuşanması, ait olduğu geleneğin/medeniyetin büyüklüğü ile izah edilebilir.
Bugün bizler Aliya’nın izinden giden nesillerin yetişmesi için onun kişiliğini, fikirlerini, mücadelesini ve en önemlisi emanetini anlamalı, sahiplenmeli ve aktarmalıyız.

Address

2. Akpınar Sk. No:21, Erikli, Yıldırım/Bursa
Bursa
16300

Opening Hours

Tuesday 10:00 - 19:00
Wednesday 10:00 - 19:00
Thursday 10:00 - 19:00
Friday 10:00 - 19:00
Saturday 10:00 - 18:00
Sunday 10:00 - 18:00

Telephone

+905357351590

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Pusula Kitap Kahve posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Pusula Kitap Kahve:

Share

Category