HAMBURGER HİKAYESİ
“Ham” kelimesinin Ingilizce’deki anlamı
“domuzun bacağının üst kısmından tuzlanarak ve kurutularak yapılan yemek” demektir.
Öyleyse hamburger domuz etinden yapıldığı için mi bu adı almıştır? O zamanlar savaşçıTatar atlıları çiğ et yiyorlardı. Zamanla bu eti eğerlerinin altına koyduklarında, uzun seferlerde
atın hareketleri sonucunda bu etin bir şekilde az da olsa piştiğini ve
daha kolay
çiğnenebilir hale geldiğini keşfettiler. Yıllar geçtikçe, Asya steplerindeki uzun seferlerinin sonunda bu eti eğerin
altından çıkarttıklarında ona tuz, biber ve soğan da ilave ettiler ve sonunda
bugün bilinen “Tatar Bifteği” ortaya çıktı. Almanya'nın Hamburg şehrinden bir tüccar, ticaret amacı ile gittiği
Orta Asya’da 19. yüzyılın ortalarında Tatar Bifteği’ni görür ve Almanya’ya
getirerek “Hamburg Bifteği” olarak sunar. Daha sonraları bir aşçı bu eti kızartarak
servise sunar ve ona “Hamburg’a ait” anlamında “Hamburger” adını verir. Yine 19. yüzyılda bir fizikçi ve
aynı zamanda yemek geliştirme uzmanı olan Dr. J. H. Salisbury
hamburgeri Ingiltere’ye getirir. Salisbury sağlıklı bir yaşam için günde üç kere, önceden sıcak su ile yıkanmış biftek yenilmesi gerektiğine inanıyordu. Bu şekilde hazırlanan hamburgere Ingiltere’de
“Salisbury Bifteği” adı verildi. Diğer yolla ise, 19. yüzyılın sonlarında Alman göçmenleri ile Amerika’ya gitti. Hamburger etinden yapılan köftelerin ismi burada hamburger olarak yerleşti. Yani tarihinin hiçbir safhasında hamburgerin içinde domuz eti olmadı. Gerisin geriye Türkiye'ye döndüğünde ise tarihinin atalarımıza dayandığını
bilmeyenler geleneksel damak tadımıza uygun olmadığını ileri sürdüler. Bu arada belirtelim ki, I. Dünya Savaşı sonrası ABD’de Ingilizce’deki Alman kökenli
kelimeleri ayıklamak için yapılan çalışmada, hamburgerin ismi de “Salisbury Bifteği” olarak değiştirilmeye çalışıldı, ama tutmadı.